Page 27 - Sosyal_Toplumsal_HBV
P. 27





Burada İran’dan ve Türkiye’den iki çalışmanın sonuçlarından söz edeceğim. Güreş bu iki
ülkede de çok sevilen bir spordur. İranlılar daha kapsamlı bir çalışma yapmışlar (1); 420
erkek güreşçi ile 410 diğer erkek sporcuyu (voleybol ve futbol) karşılaştırmışlar. Anti-HBc
yani hepatit B mikrobu ile karşılaşmış olmayı gösteren antikorun sıklığı güreşçilerde %13.4
iken diğer sporcularda %11 civarında saptanmış. HBsAg sıklığı ise güreşçilerde %1.2, di-
ğerlerinde %0.5, olarak bulunmuş, yani çok anlamlı bir fark yok aslında. Türkiye’den bir ya-
yında 70 olimpik güreşçinin taramasında hiç HBsAg pozitifliği bulunmamış (2). Yani bura-
dan hareketle güreş gibi yakın temasın olduğu bir sporda bile fazla bir bulaşma olmadığı
söylenebilir. Fakat farklı bildiriler de mevcuttur. Mesela Japonya’da bir lisenin sumo güreşi
kulübündeki 10 kişiden 5’inde 1 yıl içinde hepatit B görülmüş (3). Diğerlerini araştırmışlar
ve HBeAg pozitif yani yüksek düzeyde bulaştırıcı bir sumo güreşçisi bulmuşlar. Ayrıca bu
kulübün sporcuları kanamalı ciddi yaraları olsa bile güreşe devam etmeleriyle ün yapmış
bir grup olup böyle bir risk faktörünün de varlığı bildirilmiştir. Amerikan futbolu ve HBV
enfeksiyonu ile ilgili bir makalede 65 kişilik sporcu gurubunun 11’inde 9 ay içinde hepatit B
görüldüğü bildirilmiştir (4). Yaklaşık %20 ile çok büyük bir sıklıktır bu. Halbuki diğer öğren-
cilerde bu oran %1.8 olarak saptanmıştır. Yine ekipte HBV enfeksiyonu olan bir kişi bulun-
muş ve bu enfeksiyon kaynağı olarak saptanmıştır. Zaman zaman basına da yansıyan hepa-
tit B’li futbolcular söz konusu olmuştur. Demek ki genel bir tarama yaptığınızda çok anlamlı
bir fark bulunmamakla beraber küçük grupları etkileyen ciddi sorunlar görülebilmektedir.
Sonuç olarak; ortak kullanılan eşyalar, doping amacıyla yapılan injeksiyonlar, ortak iğne
kullanımı sporcularda HBV enfeksiyonu açısından riskli durumlardır. Ayrıca yapılan araş-
tırmalar özellikle Avrupa’da Amerika’da sporcularda dövme, tatuaj ve “piercing” gibi riskli
uygulamaların normal popülasyona göre daha sık olduğunu, yetersiz eğitimin rolü oldu-
ğunu göstermektedir (5).

Sporcularda HBV için alınacak önlemler nelerdir? Aslında sporcularda doğrudan sportif
aktivitelere bağlı bulaşma riski düşüktür. Sportif aktivite dışındaki riskli aktiviteler sorum-
lu tutulmaktadır. O nedenle sporun bir bulaştırıcı faktör olarak değerlendirilmesi gerekmi-
yor. Belki sporcularda spora başladıkları çağda gönüllü veya zorunlu hepatit taraması ve
aşılama sonraki problemleri önleyebilir ve aktif hepatit B enfeksiyonu olan yani bulaşma
riski yüksek olanlar ilaçla tedavi edilebilir. Bulaşma riski minimuma indikten sonra aktif
spor hayatlarına devam edebilirler, diğer mesleklerde olduğu gibi…

Spor tesislerine üyelik için ve özellikle yüzme havuzlarından yararlanmak isteyen kişi-
lerden hepatit taraması istenmektedir. Bu maalesef hiçbir yasal dayanağı olmadan zorla
uygulanan bir yaptırım haline gelmiş durumdadır. HBsAg pozitif kişilerin bu sebeple hiçbir
sportif aktiviteden mahrum bırakılmaları veya engellenmeleri söz konusu olamaz. Ancak
kişilerin rızası ile hepatit testlerini yaptırmaları ve hepatit A ve hepatit B için gerekiyorsa
aşı olmaları tavsiye edilebilir. Aşağıda hepatit B için tedavi altında olan bir hastamın ha-
vuza girebilmesi için yazdığım rapor örneği vardır. Durumu çok iyi özetleyen bir belgedir.


» 27
   22   23   24   25   26   27   28   29   30   31   32