Page 54 - Sosyal_Toplumsal_HBV
P. 54
işe alınmıyor. Bunu da şöyle açıkladılar o dönemde. Devletin değişik kademelerinde işçiyi
bir yere alıyorsunuz bambaşka bir yerde çalışıyor. Böyle olunca da almıyoruz diye bize
açıklamışlardı.
(M. Van): Bunlar keyfi uygulamalar ama.
(H. Altunay): Böyle bir uygulama var askeri öğrenci açısından, kronik bir hastalığı varsa
askerliğini bile yapamaz. Oraya yazmışlar herhangi bir kronik hastalığı olup olmaması
diye, hepatit B ile ilgili de böyle bir şey var. Ben size şunu sormak istiyorum. Hepatit B iş kazası
olarak kabul edilebilir mi? Yani şöyle bir durumla karşı karşıyasınız. Bir asker kışlaya girmeden
önce HBsAg’si negatifti içerde hepatit B pozitif oldu. Adam bütün hayatını içerde geçiriyor. Bu
bir iş kazası mıdır nasıl değerlendirilir?
(M. Van): Hayır iş kazası değildir. İş kazası olması için kaza denilen beklenmedik bir anda
beklenmedik bir şeyin olması gerekiyor. Hepatit B bir hastalık. Bu bir meslek hastalığı
mıdır diye sorabiliriz kendimize bu soruyu. İşyerinde bunun nerden kapıldığı önemli yani.
Hangi şartlar altında kapıldığının iyi sorgulanması lazım. Askeriyedeki duştan kapıldıysa
yani kamuya açık bir alandan kapıldıysa mesleki hastalık olarak algılanabilir. Çünkü ora-
ların iyi temizletilmesi, hijyen şartlarına uygun şekilde hizmete hazır şekilde tutulması
askeriyenin görevi. Bunu yapamıyorsa o zaman meslek hastalığına açık bir alan yaratıyor,
dolayısıyla da meslek hastalığıdır diyeceğim. Ama birebir bir kişiden kaptıysa o zaman o
askerin hepatit B sorgulamasının yapılıp yapılmaması zorunluluğuna bakılması gerekiyor.
O zorunluluk yapılmış mı, o askerden kaptığı kesin mi gibi alt açılımlara gitmek lazım.
Ben kısaca şunu söyleyeceğim, soru yoksa başka. Hepatit B’li bir kişi Türkiye’de her şeyi
aslında yapabilir. Genel olarak söyleyeceğim şey bu. Her türlü hakka sahiptir. Kendisine bu
hak verilmediği zaman sorgulaması gerekmektedir. Sorgulatması da gerekmektedir. Hem
kendisi sorgulamalı hem de bunu yasal mercilere sorgulatması gerekmektedir. Sorgulama
sonucunda hakkını alacağını da buradaki kararları dikkate alarak varıyorum bir hukukçu
olarak.
(Dr. Aslı): Bir yandan bizim hepatit B’liyi korumamız gerekiyor, mahremiyete dikkat etme-
miz gerekiyor. Bir yandan da toplumsal sağlık açısından orda çalışan kişileri korumamız
gerekiyor. Bizim işyerimizde bir çalışan, “benim çalıştığım ortamda hepatit B’li var ben burada
çalışmak istemiyorum” dedi. Biz bir devlet kurumuyuz aynı zamanda tabii ki kadro dışında da
ortam değişikliği söz konusu olabilir. Böyle bir sebep gösterildi. Bu tarz sıkıntılara karşı biz ne
yapmalıyız, işyeri hekimi olarak nasıl yazılı olarak korumalıyız? Yemekhane, kafeterya çalışan-
larında, portörlerde hepatit B sorgulanmıyor, istenmiyor bile. Biz bunu fazla istediğimiz için de
işyerini gereksiz sıkıntıya mı sokmuş oluyoruz?
(N. Varol): İş sağlığı iş güvenliği hakkındaki mevzuatlarımız çok daha geniş ve çok daha
detaylıdır, özellikle İş Sağlığı Güvenliği Tüzüğü. 1975 yılında çıkarılmıştır ve burada bir
işçide aranması gereken şartlar hekimin inisiyatifinde bırakılmıştır birçok noktada. Yani
» 54

