Türk Karaciğer Vakfı’ndan Dünya Yağlı Karaciğer Günü çağrısı:
11 Haziran Dünya Yağlı Karaciğer Günü vesilesiyle Türk Karaciğer Vakfı olarak toplumumuzu giderek daha sık görülen, çoğu zaman belirti vermeden ilerleyen ve erken dönemde fark edildiğinde kontrol altına alınabilen yağlı karaciğer hastalığı konusunda bilinçli olmaya davet ediyoruz.
Yağlı karaciğer hastalığı yalnızca karaciğerde yağ birikimi anlamına gelmez; çoğu zaman vücudun metabolik sağlığıyla yakından ilişkili önemli bir uyarı işaretidir. Kilo fazlalığı, bel çevresi artışı, insülin direnci, tip 2 diyabet, yüksek kolesterol, yüksek trigliserid ve hipertansiyon yağlı karaciğer gelişimi açısından başlıca risk faktörleri arasında yer alır.
Son yıllarda bu hastalığın adlandırılmasında önemli bir değişiklik yapılmıştır. Daha önce “alkole bağlı olmayan yağlı karaciğer hastalığı” (NAFLD) olarak bilinen tablo, günümüzde “metabolik disfonksiyon ilişkili yağlı karaciğer hastalığı” (MASLD) olarak tanımlanmaktadır. Bu yeni adlandırma, hastalığın temelinde çoğu zaman metabolik sorunların bulunduğunu daha doğru biçimde ifade etmektedir.

Yağlı karaciğer hastalığı çoğu zaman sessiz seyreder. Kişi uzun süre herhangi bir belirti hissetmeyebilir. Hastalık genellikle rutin kan tahlillerinde karaciğer enzim yüksekliği saptanması, ultrason gibi görüntüleme yöntemleri veya başka bir nedenle yapılan hekim değerlendirmesi sırasında fark edilir. Bu nedenle risk grubundaki kişilerin düzenli sağlık kontrollerini ihmal etmemesi büyük önem taşır.