• Türkiye’de 3 milyon kronik hepatit B infeksiyonu ve yaklaşık 700 bin kronik hepatit C infeksiyonu hastası vardır. Hepatit B ile birlikte hepatit D’si (kronik D hepatiti) olan hasta sayısı 100-150 bin civarındadır. Siroz, karaciğer kanseri ve karaciğer naklinin en sık sebebi hepatit B (%50) ve hepatit C’dir (%15-20).
  • Ülkemizde hepatit B ve hepatit A aşısı etkili şekilde uygulanmaktadır. Hepatit B ve genelde tüm aşılar için oluşturulan olumsuz hava, yanlış bilgilere dayanan aşı karşıtı kampanyalar konusunda halkımız doğru bilgilendirilmeli ve yenidoğanlar ve çocuklarımızın mutlaka HBV aşısı olmaları sağlanmalıdır.
  • Hepatit B tedavisinde etkili ilaçlar vardır. Hastalığı kontrol altında tutmak ve komplikasyonları (siroz, kanser) büyük oranda önlemek mümkündür. Daha etkili ve emniyetli ilaçlara ihtiyaç vardır. Çalışmalar devam etmektedir.
  • Hepatit C tedavisinde biraz geç kalınmış olsa da büyük aşama kaydedilmiştir. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) 2016 yılı itibarı ile yeni HCV ilaçlarından bazılarını geri ödeme kapsamına almış ve hastaların büyük çoğunluğunun tedavi edilmesine olanak sağlamıştır. Eksiklerin giderilmesi ile hepatit C tedavisinde istenen noktaya gelinmiş olunacaktır.
  • Kronik Viral Hepatitli hastaların büyük kısmı (>%80) tanı konmadan, tanı konulanlardan da sadece %10 kadarı tedavi alarak, büyük çoğunluğu ise hastalıklarının farkında olmadan yaşamına devam etmektedir. Dolayısıyla bu grup, yani hepatit C veya hepatit B’li hastalar diğer insanlar için en önemli bulaş ve ciddi hastalık kaynağıdır. Bu zinciri kırmak ve kronik viral hepatiti (hepatit B ve hepatit C) elimine etmek için daha çok hastaya tanı koymak ve tedavi etmek şarttır. Bu maliyet etkin bir yaklaşımdır.
  • Tedavi gerekmeyen kronik inaktif infeksiyonlu hepatit B hastalarında (“taşıyıcı”) en az yılda bir kez kontrol muayenesi gerekir. İhmal edilmesi halinde ciddi riskler (sessiz siroza ilerleme ve kanser gelişmesi gibi) söz konusudur.
1 1 1 1 1 1 1 1 1 1 Beğeni 3.50 (3 Oy)